Hukukçular: Bu Ülkeyi Allah Korumuş
Andıç soruşturması kapsamında Başbuğ hakkında kabul edilen iddianameyi değerlendiren hukukçular, “Ülkeyi Allah korumuş” görüşünde birleşti.
‘Suça hazırlık niteliğindeki planlar icra hareketine dönüşmediği için bu aşamada kimse Başbuğ’u suçlayamaz’ diyen lobicilerin tüm iddiaları internet andıcı iddianamesi ile çürütülürken, Silivri’ye giderken ‘ T.C’nin 26. Genelkurmay Başkanı ‘terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla tutuklanmıştır’ diyen Başbuğ’un toplum mühendisliği de havada kaldı.
Petek: Darbe süreci hayata geçirilmiş
Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek: “İlker Başbuğ’un ülkeyi darbe sürecine götürmek için psikolojik harekat başlattığı, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde ve AK Parti’ye açılan kapatma davasında aktif rol aldığı görülüyor. Açıkça iddianame ile internet siteleri ve medya desteği ile bir darbe planı yapılmış, ortaya eylem koyulmuş ve Ergenekon ile TSK arasındaki derin ilişki deşifre olmuştur. İddianameyi okurken ‘Bu ülkeyi Allah korumuş’ diye düşündüm.”
Kayasu: Karşılığı mahkûmiyet
Eski Savcı Sacit Kayasu: “İddianamenin kabul edilmesiyle süreç şeffaflaştı. Şimdi söz mahkemede… İddianameyi incelediğimde karşılığının mahkûmiyet olduğunu gördüm. Deliller, bilgiler ve iddialar hafife alınamayacak kadar ciddi. Yargılama tamamlandığında nasıl bir büyük tehlike atlattığımızı hep birlikte göreceğiz. Hukuka güvenmek zorundayız.”
Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan iddianamenin kabul edilişi bir kez daha Ergenekon cephesini sarstı. İddianamenin içindeki bilgiler ise “Türkiye’yi Allah korumuş” dedirtti. ‘Suça hazırlık niteliğindeki planlar icra hareketine dönüşmediği için bu aşamada kimse Başbuğ’u suçlayamaz’ diyen lobicilerin tüm iddiaları iddianame ile çürütülürken, Silivri’ye giderken ‘ T.C’nin 26. Genelkurmay Başkanı ‘terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla tutuklanmıştır’ diyen Başbuğ’un toplum mühendisliği de havada kaldı.
Darbe için harekete geçilmiş
İddianameyi ‘Milat’a değerlendiren Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, “İddianame kabul edildi ve süreç başladı. İlker Başbuğ’un ülkeyi darbe sürecine götürmek için psikolojik harekat başlattığı, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde ve AK Parti’ye açılan kapatma davasında aktif rol aldığı görülüyor” dedi.
Söylenecek söz kalmadı
“Çok ciddi bir durumla karşı karşıyayız” diyen Petek, “ ‘Suça hazırlık niteliğindeki planlar icra hareketine dönüşmediği için bu aşamada kimse Başbuğ’u suçlayamaz’ diyenlerin tüm iddiaları iddianame ile çürütüldü. Öte yandan Silivri’ye giderken ‘ T.C’nin 26. Genelkurmay Başkanı ‘terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla tutuklanmıştır’ diyen Başbuğ’un toplum mühendisliği de havada kalmıştır. Açıkça internet siteleri ve medya desteği ile bir darbe planı yapılmış, ortaya eylem koyulmuş ve Ergenekon ile TSK arasındaki derin ilişki deşifre olmuştur. İddianameyi okurken ‘Bu ülkeyi Allah korumuş’ diye düşündüm. Ergenekon ve vesayet sürecinin devamını arzulayanların tüm tezleri kabul edilen iddianame ile çürümüş oldu” dedi.
Kayasu: Süreç şeffaflaştı
2 yıl önce Kenan Evren hakkında darbe yapmak suçundan iddianame tanzim eden ve meslekten ihraç edilen eski Savcı Sacit Kayasu ise, “İddianamenin kabul edilmesiyle süreç şeffaflaştı. Şimdi söz mahkemede… İddianameyi incelediğimde karşılığının mahkûmiyet olduğunu gördüm. Deliller, bilgiler ve iddialar hafife alınamayacak kadar ciddi. Yargılama tamamlandığında nasıl bir büyük tehlike atlattığımızı hep birlikte göreceğiz. Hukuka güvenmek zorundayız” diye konuştu.
İddianameden şok ayrıntılar
İnternet andıcı davasıyla birleştirilmesi talep edilen iddianame 39 sayfadan oluşuyor. İddianamede tek şüpheli olarak yer alan Başbuğ’un “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi ve “Ergenekon terör örgütü yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi isteniyor. İnternet andıcı davasında 15’i tutuklu 29 sanık yargılanıyor. İddianamesinde sanık İlker Başbuğ’un Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) sızan ve bazısı üst düzey konumlara kadar ilerleyen Ergenekon yapılanmasının üst düzey yöneticilerinden olduğu ifade ediliyor.
Kara propaganda
Yürütülen soruşturmalar neticesinde örgütün birçok hücresi ve yapısının deşifre edildiği, bazı örgüt mensupları hakkında yasal süreç başlatıldığı belirtilen iddianamede, şu ifadelere yer veriliyor: ”2009 yılı Haziran ayında ele geçirilen Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planı ve bu planın Erzincan ilinde uygulamaya konulması, örgütün hem eylemsellik hem de kara propaganda hususları dikkate alındığında halen aktif olarak faaliyet yürüttüğünü ortaya çıkarmıştır. İrticayla Mücadele Eylem Planı ortaya çıktıktan sonra bu planın gerçekliğini tartışılır hale getirerek kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmak noktasında da örgütün yoğun olarak kara propaganda faaliyetine giriştiği tespit edilmiştir.”
Planları tutmadı
Ergenekon silahlı terör örgütünün devletin birçok kurumuna sızdığına vurgu yapılan iddianamede, “Örgüt mensuplarının sızdığı devlet kurumlarından birisi de TSK’dır. Yürütülen soruşturmalar sonucunda örgüt mensubu olup TSK içerisine sızdığı anlaşılan bazı kişiler hakkında işlem yapılmasının ardından, örgütün yürütülen soruşturmayı TSK’ne karşı yürütülüyormuş gibi göstererek kamuoyu oluşturmaya çalıştığı, bu yolla bir yandan suçlarının ortaya çıkmasını engellemek isterken diğer yandan yürütülen soruşturmaları kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmak istediği tespit olunmuştur” deniliyor.
Devlet imkanlarını kullanan çete
Örgüt hakkında soruşturma devam ettiği esnada elde edilen delillerin, TSK içerisine sızan, üst düzey görevlere kadar ilerleme imkânı bulan ve birlikte hareket eden örgüt mensuplarının, devletin imkân ve kabiliyetlerini kullanarak kurulan internet siteleri üzerinden hükümete ve millete yönelik psikolojik harekat faaliyetleri uygulandığını gösterdiği vurgulanıyor.
Skandal haberler delil dosyasında
İnternet andıcı iddianamesinde ayrıca soruşturma konusu sitelerinden alınan haberlerin, AK Parti’nin kapatılma davasına delil olarak konduğu belirtiliyor.
İddianamede ‘AK Parti’ye açılan kapatma davası ek delil klasörlerinin dosya muhteviyatı ile karşılaştırması’ başlığı altında, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gönderdiği AK Parti hakkında 2007 yılında açılan kapatma davası iddianamesinin ek delil klasörlerinin incelendiği anlatılıyor. İncelemede, “Soruşturma konusu internet sitelerinden olan irtica.org isimli sitenin 2 Ekim 2007 tarihli ana sayfasının, kapatma davası 14. ek klasör 94. dizisinde delil olarak dosyaya eklendiği, bu ana sayfada yer alan haberin ise ‘Apronda Namaz Şovu’ başlıklı olduğu tespit edilmiştir” deniliyor.

Son Yorumlar