Mumcu ve Ağar’a Gökçek’ten rüşvet
Demokrat Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Davut Çakmak, DP ve ANAP birleşmesi ile ilgili birbirinden ilginç bilgilere yer verdi.
Demokrat Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Davut Çakmak, DP ve ANAP birleşmesi ile ilgili birbirinden ilginç bilgilere yer verdi.
Çakmak, DP ve ANAP birleşmesinde AK Parti’nin büyük rolü olduğunu ileri sürerek, dönemin Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu ile DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’ten 60 bin dolar aldığını ileri sürdü. Çakmak; “Bu süreci yönetmekle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek görevlendirilmiştir. Erkan mumcu ve Mehmet Ağar’a o dönemde 60 bin dolar para verildiği bilinmektedir ve bunu birçok kişi doğrulamaktadır” iddialarına yer verdi.
“MERKEZ SAĞ’IN TEMSİLCİSİYDİ”
Demokrat Parti’nin bugüne gelmesi ile ilgili demeçte bulunan Çakmak; “Demokrat parti şu anda bu noktaya gelmedi. Geçmişte bir süreç bu noktaya taşıdı. Demokrat Parti geçmişi itibari ile Doğru Yol Partisi’nden bu günlere gelen süreci açılığa kavuşturmaya çalışacağım. Türkiye de belli hizmetleri olmuş, Türkiye de belli irade koyan ve Türkiye de yaşayan bütün insanlarla eşit adalet ve paylaşım duygusunu eşit olarak paylaşan bir siyasi oluşumdur. Yani merkez sağ oluşumunu sağlayan bir siyasi oluşumdur. Demokrat parti 1990 yılları sonu ile başlayan 2002 de noktalanan dünya siyaset meclislerinin Türkiye’ye hazırlamış olduğu bir siyasi operasyon sonucunda merkez sağın dışında bırakılıp merkez sağda bir alan bir boşluk yaratılıp o boşluğa da Ak Parti’nin oturtulması adına sağlanmış bir projenin en büyük darbesini alan bir siyasi partidir. O süreçten bu güne gelen ve bu süreçte bu sıkıntıların yaşanmasında mahkum edilmiştir” ifadelerine yer verildi.
“MEHMET AĞAR’IN ETKİSİ ÇOK”
Çakmak, 2002 seçimlerinde kasten bir uygulamaya gidildiğini vurgulayarak; “2002 seçimlerinde 66 milletvekilimizi yüksek seçim kurulu anayasanın ve hukukun çiğnenmesi ile bizi sistem dışına itmiştir. O günün Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın patronize aramak adına ve baskıları yok sayarak 66 tane bizim milletvekilini yediler. Seçilmiş milletvekillerimiz barajı aşamadı diye yok sayıldı. Yani bu noktaya bu süreç bizi getirdi” dedi.
“BU AKP-ABD PROJESİDİR”
Süreci nasıl gelindiğini belirten Çakmak; “Bu neden kaynaklandı? Biraz da bunu açalım. Amerika Birleşik Devletleri’nin AK Parti üzerinde yani bir model olarak seçtiği kendi projesine bir başrol oyuncusu olarak seçtiği bir sürecin tamamlanması adına merkez sağın boşaltılması gerekiyordu. Yani DYP’nin dışarıda bırakılması gerekiyordu. 66 tane Milletvekili eğer o gün Yüksek Seçim Kurulu tarafından teyit edilmiş olsaydı o dönemde AK Parti tek başına hükümet kuramıyordu. Yani 4-5 partiden oluşan bir parlamento ve AK Parti’nin aldığı yüzde 37 oy yüzde 29 yüzde 28’lere inmiş oluyordu. Bu da AK Parti’nin tek başına hükümet olmasını engelliyordu. Bizim 66 tane milletvekilimizi yok sayarak hem bu milletvekillerimizi aldılar AK Parti projesini ortaya koydular. Böylelikle proje hayata geçirilmiş oldu” ifadelerine yer verdi.
“TÜRKİYE’Yİ ABD-İSRAİL YÖNETİYOR”
Türkiye’yi AK Parti’nin değil, dış güçlerin yönettiğine dikkat çeken Çakmak; “Bugün Türkiye’yi yöneten irade Türkiye’de yetişmiş bir evladının bir vatandaşın iradesi değildir. BU irade ABD ve İsrail’in iradesidir. Bugün bu ülkeyi bu iki ülke yönetmektedir. Bu iki ülke ile ters düşüldüğü anda bilinki bu siyasilerin hiçbiri Türkiye’de olmayacaktır veya yönetimde olmayacaktır. Bu süreç burada gelmektedir” dedi.
“MİLLETVEKİLLERİMİZ BİLİNÇLİ SAF DIŞI EDİLDİ”
ANAP birleşmesine değinen Çakmak; “Daha sonra ANAP birleşmesi o seçimlerde yüzde 17 gibi bir kamuoyu araştırması ANAP ile Doğru Yol Partisi’nin birleşmesi yapılabilmiş olsaydı yüzde 18 yani 78 tane milletvekili ile parlamento da temsil hakkı elde edecekti. Bunu da bir şekilde bertaraf ettiler. Kim bertaraf etti. Mevcut iktidar ve dış mihraklı güçler etti. Merkez Sağ’da ki Ak Parti unsurunu yaşatabilmek adına bunlar gerçekleşti. Bizim partimizin içindeki insanlar bunu okumuyorlar mıydı? Elbette okuyorlardı. Ama bir şekilde susturuluyorlardı. Yani bugün Ergenekon denilen halkanın içinde bir takım isimlerin tutup tutulmamasının yegane sebebi buraya dayanmaktadır. Bunlara bunu eklediler” dedi.
“PARALARI GÖKÇEK DAĞITTI”
Bu operasyonda, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in büyük patı olduğuna deyinen Çakmak; “Bu süreci yönetmekle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek görevlendirilmiştir. Erkan mumcu ve Mehmet Ağar’a o dönemde 60 bin dolar para verildiği bilinmektedir ve bunu birçok kişi doğrulamaktadır. Buna inanmak istemiyorsunuz ama süreç öyle bir gelişti ki bunların hepsi gün yüzüne çıktığı gibi her şey örtüştü. O para verildiği için o dönemde ANAP seçime girmedi. Genel Başkan ABD’ye tatile gitti. Bizim DYP Genel Başkanı seçimlere asılmadı. Hiç olmaması gereken söylemler oluştu. Bunlara örnek “Düz ova da siyaset.” O günkü konjektör buna hazır değildi. DYP terör ile ilgili hiçbir politika gerçekleştirmesi söylem gerçekleştirmesi biraz düşündürücüdür. DYP o dönemde terör ile ilgili bir konjoktör geliştirmesi gerekmediği halde düz ova da siyaset ile inanılmaz derece de tepkiler aldı kamuoyunda. Bizim partililerimiz bile buna tepki olarak oy vermedi. Bu bilinçli yapılan bir projeydi” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (www.demokratzafer.com )

Son Yorumlar